Yoga bizim için bedenimizi, nefesimizi, zihnimizi ve duygularımızı fark etmeyi; kendimizle daha açık, daha şefkatli ve daha gerçek bir ilişki kurmayı sağlayan bir yol.
Nilüfer Yoga’da geleneksel yoga öğretilerini; anatomi, fasya, somatik yaklaşım, mindfulness ve güncel beden-zihin araştırmalarıyla birlikte ele alıyoruz. Hatha Yoga, Yin Yoga, yoga felsefesi, nefes, meditasyon ve farklı hareket pratiklerinden beslenirken tek bir doğru yoga anlayışına bağlı kalmıyoruz.
Çünkü her bedenin, her günün ve her insanın ihtiyacının farklı olduğuna inanıyoruz.
Bazen güçlenmeye, bazen yavaşlamaya; bazen hareket etmeye, bazen durmaya; bazen de yalnızca nefesimizi fark etmeye ihtiyacımız olabilir.
Nilüfer Yoga’da amacımız mükemmel pozlara ulaşmak değil, kendi bedenini duyabilen, sınırlarını fark edebilen ve hayatın içinde kendisiyle daha iyi ilişki kurabilen insanlar için alan açmak.
Ve biz de bu yolda hâlâ öğrenciyiz.
Çünkü yoga, öğrenmenin bittiği bir yer değil; her gün yeniden başladığımız bir pratik.
Yogayı ulaşılması gereken bir performans, değiştirilecek bir beden ya da kusursuzlaştırılacak bir beceri olmaktan çıkarıp, herkesin kendisine yaklaşabileceği bir alan haline getirmek.
Geleneksel yoga bilgisinin köklerinden beslenirken, beden ve zihin üzerine günümüzde gelişen bilgileri takip eden; merak eden, araştıran ve değişmeye açık bir yoga alanı olmak.
İnsanların yalnızca yoga matının üzerinde değil, hayatın içinde de daha farkında, daha özgür, daha şefkatli ve değişim karşısında daha esnek olabilmelerine katkıda bulunmak.
Nilüfer Yoga’nın misyonu; farklı bedenlere, farklı yaşlara, farklı deneyimlere ve farklı ihtiyaçlara açık, güvenli ve kapsayıcı bir yoga alanı yaratmak.
Yoga pratiğini asana ile sınırlamadan; nefes, meditasyon, hareket, yoga felsefesi, beden farkındalığı ve kendini gözlemleme çalışmalarını bir bütün olarak sunmak.
Geleneksel öğretileri korurken güncel anatomi, fasya ve somatik yaklaşımlardan faydalanmak; bildiğimizi sorgulamaya, araştırmaya ve öğrenmeye devam etmek.
Her öğrencinin kendi bedenini ve deneyimini keşfetmesine alan açmak; başkasının bedenine benzemeye değil, kendi bedenini daha iyi duymaya destek olmak.
Ve yogayı yalnızca ders saatlerinde değil, gündelik hayatın içinde karşılığını bulan bir pratik olarak paylaşmak.